Güreş nedir?

İki kişinin, belli kurallara uyarak, bir minder üzerinde birbirinin sırtını yere değdirmeye çalışmasıyla yapılan spordur. Bu spor, tarihten beri Türkler'in ata sporudur ve Türkler'in kuvvetini dünyaya ispatlayan bir önem taşır. Güreş, en eski zamanlarda Türkler, Yunanlılar ve Romalılar arasında rastlanan bir spordu. M.Ö. 648'de yapılan Olimpiyat Oyunları'nda güreş karşılaşmalarına da yer verilmişti. O sıralar güreş, bugünkü güreştekine az benzeyen değişik kurallarla oynanıyordu. Boks da güreşin içindeydi ve «pankreas» diye adlandırılan bu güreş çeşidi bugünkü güreşten çok sert bir oyundu. «Pankreas» güreşi hala bazı memleketlerde, eski şiddetini kaybetmiş olarak ve daha çok bir gösteri mahiyetinde devam eder.

Bugün, genel güreş anlayışı içinde üç çeşit güreş yapılır. 1. Greko - romen, 2. Serbest güreş, 3. Yağlı güreş. Güreş kuralları, bugüne kadar birçok değişikliklere uğramıştır. Önceleri 15 dakika olan güreşme süresi 10 dakikaya indirilmiştir. Güreş karşılaşmaları 8X8 metre genişliğinde, yanında iki metrelik •boşluk bulunan bir minder üstünde yapılır. 1 orta hakemine, 3 yan hakemi yardım eder. Olimpiyat karşılaşmaları ve Dünya Şampiyonlukları 6X6 metre genişliğindeki minder üstünde yapılır. Greko - romen güreş kurallarıyla, serbest güreş kuralları arasında büyük değişiklikler vardır.

Greko - romen de sadece belden yukarı güreşilir. Serbest güreşte güreşçiler birbirlerini istedikleri yerden tutabilirler. On dakika süren güreş karşılaşması, beş dakikalık iki devre içinde yapılır. Son değişikliklere göre güreşçilerin kura ile üstte veya altta çalışmaları mecburiyeti kaldırılmış, iki devre arasına bir dakikalık dinlenme süresi konmuştur. Güreş orta hakemi tarafından yönetilir. Yan hakemlerin güreşin yönetiminde söze karışmaya hakları yoktur. Onlar ancak verdikleri puanlarla jüri kararına etkili olabilirler.

güreş

Bir güreş boyunca güreşçiye puan kazandıran hareketler şunlardır: Güreş sırasında güreşçinin rakibini altına alıp, onun üstüne çıkması, rakibinin omuz başını yere değdirebilmesi. Hakemler kötü puan da verirler. Kötü puan güreşçinin kaçak ve favullu güreşmesi sebebiyle verilebilir. Rakibini altına alarak onu 5 saniyeden fazla bir zaman parçası içinde tehlikeli durumda tutan güreşçi iki puan kazanır. Karşılaşma sonunda güreşçilerin aldıkları puanlar eşit olursa güreş berabere ilan edilir.

Uluslararası güreş karşılaşmalarında güreşi tuşla kazanan, yani rakibinin sırtını yere getiren güreşçi hiç puan kaybetmemiş sayılır. Sayı hesabıyla veya oy birliğiyle galip gelirse 1, sayı hesabıyla yenilirse 3, tuşla yenilirse 4 kötü puan alır. Beş fena puan alan güreşçi elenir. Muhtelif değişikliğe uğrayan güreş sıkletleri anason aşağıdaki şekli almıştır: 48 kilo, 52 kg., 57 kg., 62 kg., 68 kg., 74 kg., 82 kg., 90 kg., 100 kg. ve Ağır. Yağlı güreşlerde kilo bahis konusu değildir. Güreşçiler tecrübeye, kazandıkları güreşlere göre kategorilere ayrılır.

Kategoriler şunlardır: Deste, küçük orta, büyük orta, başaltı ve baştır. Bu kategorilerde kimin kimle güreş tutacağına hakem heyeti karar verir. Güreşte zaman yoktur. Açıkta akşam hava kararıncaya kadar devam eder. Yenişemeyen çiftler ertesi gün tekrar güreş tutarlar. Yağlı güreş, kısbet denilen dar bir meşin pantalon giyilip, vücut sulandırılmış zeytin yağla yağlanıp yapılır. Güreşçiler rakibinin her tarafından tutabilirler. Sırtı yere gelen, ayaklan yerden kesilip, rakibinin kucağında üç adım giden, kısbeti yırtılıp, vücudunun alt kısmı görünen ve pes edip güreşi bırakan, yenilmiş sayılır. Türkiye'de yağlı güreşlerin en meşhuru Edirne'de Sarayiçi'nde yapılan «Kırkpınar» güreşleridir.

Tarihte güreşle ilgilenen milletler arasında en eskisi Türkler olmuştur. Bu bakımdan dünya milletlerinin dillerinde "Türk gibi kuvvetli!" sözü, atasözü halini almıştır. Tarihi kayıtlar, güreşin, Yunan ve Romalılardan önce Türkler tarafından yapıldığını tespit etmektedir. Türk tarihinde güreş, Orta Asya’da başlamış, han, hakan ve padişahlardan erlere, köylerdeki çobanlara kadar sevilerek yapılmış ve günümüze kadar gelmiştir. Savaşta Türk ordusunun güçlenmesi için yapılmaya başlanılan güreşlere, bayram, düğün ve şölenlerde de yer verilmiş, zamanla töre haline gelmiştir.

Greko-Romen güreş müsabakalarında çeşitli yıllarda, kilolarında şampiyonluklar kazanan güreşçilerimizden bazıları şunlardır: Dursun Ali Eğribaş, Yaşar Yılmaz, Rıza Doğan, Kazım Ayvaz, Yaşar Doğu, M. Akif Pirim, Hamza Yerlikaya. Minder güreşinde rakipler değişik renkte mayo ve özel güreş ayakkabıları giyerler ve suspansuvar takarlar. Tırnaklarının uzun olmaması, saç ve vücutlarında yağlı kısım bulunmaması şarttır. Greko-Romen ve serbest güreşlerde hiçbir yardımcı alet kullanılmaz. Greko-Romen güreşlerde kavramalar yalnız belden yukarıda yapılır. Bacaklarla oyun yapılmaz. Serbest stilde bacaklarla da oyun yapılır. Müsabakaların süresi büyükler, ümitler ve gençler 5 dakika, yıldızlar ve miniklerde 4 dakikadır.

güreş

Tarihi

Güreş insanlık tarihi kadar eski bir spor dalıdır. Eski çağ insanı doğa ile mücadele ederken, günümüzün güreş sporundan pek farklı bir mücadele yaşamamıştır. Dünyanın en eski mücadele sporu olarak bilinen güreş, eski Mısır’da bulunan 5000 senelik resimlerde bile izlerine rastlanan bir spordur. Güreş sporu ile uğraşan milletlerin başında Türkler, Araplar ve Yunanlılar gelmektedir. M. Ö. 708'de Yunanlılar, M. Ö. 2. yüzyılda Türkler, M. Ö. 22'de Japonlar, M. Ö. 260'da Sümerler, M. Ö. 2000-2470-2320'de Mısırlılar tarafından güreş yapıldığına dair belgeler bulunmuştur.

Antik Olimpiyat Oyunları M.Ö. 776’da başladığında güreş oyunların ana sporu konumundaydı. M.Ö. 1500 yıllarında Hindistan'da serbest stile dayalı güreş sporunun görüldüğü tarih kitaplarında yer almıştır. Bu sporu Çinliler, Japonlar ve ABD'lilerin de yaptıkları bilgiler arasında. M.S. 700'lü yıllarda Japonya'da uygulanan Sumo, devlet başkanlarının da desteği ile hızla yayılmış, daha sonra bu stil uluslararası spor organizasyonlarında yerini almıştır. Tarih kitapları grekoromen stilin Grekler ve Romalılar tarafından yapılan güreş müsabakalarının aynısı olduğunu yazmaktadır.

Greko-romen stilde güreşçiler, sadece kollarını ve vücutlarının belden yukarısını kullanabilirler. 1904’ten beri olimpiyat oyunlarında yer verilen serbest stilde ise adından anlaşılacağı üzere vücudun belden aşağısını ve bacakları kullanmak serbesttir. Serbest stil sadece 1912 oyunlarında yer almamıştı. Yıllar içinde Avrupa ülkeleri Greko-romene egemen oldular. Bu stildeki en son ve en büyük isim, güreşi bıraktığını açıklayan Rus ağır sıklet güreşçisi Alexander Karelin'dir.

güreş

Güreşin kuralları

Olimpiyatlar’da güreş karşılaşmaları grekoromen ve serbest stillerde ve ağırlık sınıflamasına göre 10 dalda yapılır Bunlar 48, 52, 57, 62, 68, 74, 82, 90, 100 kilogramlar ve 100 kilogramın üstü olarak belirlenmiştir Uluslararası yarışmalarda güreşler yerden yüksek, kenarları eğimli bir minder üzerinde yapılır Minder 9 metre çapında bir daire biçimindedir ve sınırı içerden 1 metre kalınlığında kırmızı daire ile belirlenmiştir Güreşleri dört hakem yönetir Bunlar minder amiri, minder hakemi, kenar hakemi ve zaman hakemidir Yalnızca minder hakemi karşılaşmayı güreşçilerin yanında, minderin içinde izler Her iki stilde de güreşçiler kırmızı ve mavi renklerde, göğüs ve omuzları açıkta bırakan mayolar giyerler Tek devre yapılan karşılaşmaların süresi 5 dakikadır.

Güreşte amaç rakibin iki omzunu da mindere bastırıp üç saniye öylece tutmaktır Buna “dokunmuş, dokunma” anlamına gelen “tuş” denir Ayrıca rakibine oyun uygulayıp başaran güreşçi puan alır Bu puanlar rakibin düştüğü güç duruma göre belirlenir Böylece tuşla sonuçlanmayan bir karşılaşmada daha fazla puan toplayan güreşçi karşılaşmayı sayı ile kazanır 12 sayı farkını sağlayan güreşçi rakibini tuşla yenmiş sayılır Güreşin berabere bitmesi durumunda karşılaşma uzatılır ve ilk puanı alan güreşçi galip sayılırKarşılaşmalarda pasif güreştiği ya da uyarılara karşın ısrarla faul yapması durumunda üç ihtar alan güreşçi diskalifiye edilerek (oyun dışı bırakılarak), yenik sayılır Fauller belirlenmiş kuralların dışında yapılan hareketlerdir Rakibinin saçını, kulağını mayosunu çekme, onu sakatlayıcı hareketlerde bulunma (kafa, yumruk, tekme atma, ısırma gibi), rakibin kolunu 45 dereceden çok bükme ve boynunu sıkma faul sayılan hareketlerdendir.

Sözlükte "güreş" ne demek?

1. Kimi hayvanların birbirleriyle dövüşmesi.
2. İki kişinin belli kurallar içinde, güç kullanarak, türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

Güreş kelimesinin ingilizcesi

adj. wrestling
n. wrestling, wrestle
v. wrestle